dizilerden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizilerden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.09.2012

suphesiz ki izleyenler icin bunda ne ibretler vardir.

huzur sokagi diye bi dizi yapmislar. 
nihayet diyecegim. 
yuzde doksandokuzu musluman olan bir ulkemizde ben de merak ediyordum boyle diziler ne zaman yapilacak diye. gec bile kalinmisti.
esas oglan namazinda niyazinda, camilerde, dini toplantilarda. huzur ve bilgelikle dolu.
esas kiz rahatsiz. para var hersey var ama huzur yok. icinde bir bosluk. (muhtemelen allah sevgisiyle dolacak)
kiz aksirana kadar iciyor tiksirana kadar iciyor.
ezan sesleri filan arka fonda.
ama sirf din iman filan dayamamislar arada mevlanalar herman hesseler schopenhauerlar filan havada ucusuyo. demek ki dincilerin a grubuna hitap ederken b grubunun da ufkunu acmaya niyet etmis bir dizi. ne diyelim allah utandirmasin.

16.04.2012

3.12.2010

depresyon belirtileri

hani beklenen uyku belli belirsiz gelir de, o anda yatılırsa kaçacağı hissedilir ve ürkütmemek için biraz daha beklenir ya. ben de dün akşam napayım napayım diye ortalıkta köpekbalığı gibi gezinirken sonunda  bi karar verdim. izmir'den beri elimde bekleyen, izlemek istemediğim "öyle bir geçer zaman ki" adlı dizinin ilk bölümünü izleyeyim de bi diziye daha bulaşayım, böylece allah benim cezamı vermiş olsun dedim.


bi bölüm bi buçuk saat.
maalesef kısa zamanda kıskıvrak yakaladı beni hikayesi. küçük osman'ı tarife gerek yok zaten. çok tanıdık şeyler vardı yer yer. kimbilir kaç ailenin benzer hikayesi vardı böyle. bizim evde de yaşandı bitti saygısızca bi benzeri yıllar önce. dedim, tabi tutar bu dizi. cemile'ye çok üzülüyo insan. o mete'de ne dayak yedi, içim ezildi. 

ama tabi saat oldu 1, bitmiyo hala. bırakamadım da. artık izlerken ne dolmuşsam, bitmeye yakın aldatıldığını öğrenen cemile'nin tipi atınca benim de tipim attı. başladım ağlamaya. e vakit gece vakti. evde yalnız olsam kesin kurbağaya bağlıcam ama ytong şefi uyuyor. yorganı çektim başıma, hıkh hıkııığık diye ağlıyorum nası ağlıyorum nası ağlıyorum. yorgan altında da ağlayınca hararet yaptı, boğulcam gibi oldum açtım pencereyi. bi sigara çekti ki canım. vazgeçtim. baktım penceremden dışarı. bu evde ilk kez penceremden dışarı baktığımı farkettim. hala ufak ufak ağlama var bi yandan. tam karşımda ince uzun bi ağaç varmış meğer tek başına. uzuuuun ince ve tek. kavak mıdır nedir. baktım sağında solunda hep binalar, bu böle yalnız başına orda. bana bi daha ağlama geldi. işte hayatımla ilgili bi işaretti: neden hayatımın tam da bu döneminde yaşadığım yerin penceresi yalnız bi ağaca baksındı? onun gibi yalnız ölcem işteeaaaüüühhü, onun da her yanı beton artık. vadesi dolunca kuruyup gitçek. ama bi de şu açıdan bak; en azından eğri büğrü değil dimdik, ayakta. (burda biraz ağlama durur...kısa hızlı iç çekişler) ama ben napayım dimdik mimdik yaaaüüüühüü (yemedi)

şair burada ağaç üzerinden kendine üzülüyor evet.
inceden bi depresyon sanki di mi alttan, böyle dip dalgası gibi. hıhı. ben de farkettim.

23.05.2010

minibüs girince bıraktım ben lost'u diyenler şimdi pin bişman

dibimdeki örnek; kardeşim misal...
adadaki kutup ayısını, black smoke'u çek sineye de sen kalk minibüs girince soğu diziden... kaçıncı sezondu bilmiyorum, minibüsü gördü "oha" dedi "ben çıkıyorum" dedi, "peki" dedim. çok sonra dedi ki,  "yurtta okulda her yerde koduğumun dizisi konuşuluyo, gözümün ucuynan takip ediyorum yine de" dedi. "peki" dedim "sen bilirsin, kavga etme bu kadar alt tarafı dizi lan" dedim ben de. geçen döndü geldi eve, ellerini oğuşturuyo böyle resmen, "hadi" diyo "son bölümü izlemediysen takalım". on dakkada çıkarttı çileden beni, o niye öyle bu niye böyle, n'olmuştu en son... dedim "madem göz ucuyla izledin şimdiye kadar, devam et öyle"...
"zevki çıkmıyo" dedi. bu benim özbeyöz kardeşim, atsan ataman satsan sataman. "la havle" demişimdir o an hatırlayamıyorum şimdi.
bunu diyenler keşke bilimsele bağlasaydı da diyollar, öss'ye her daim sayısaldan giriyollar, aşkı bulamıyollar falan bi ton vidivodo valla amaaan